Basta istenmeyen sesin büyük bölümü çalınan telden değil, çalınmayan tellerden gelir. Boş teller komşu telin titreşimiyle uyanır ve hattın altında sürekli bir uğultu bırakır. Uğultu kayıtta açıkça duyulur. Sahnede ise notaların arasını doldurur.
Susturmanın ilk katmanı sol elin yatık duruşudur. İşaret parmağı basılan notanın üstünde kalan tellere hafifçe yaslanır, serçe tarafı alt telleri örter. El tek bir hareketle hem basar hem susturur. Ayrı bir çaba yoktur.
İkinci katman başparmaktır. Klavyenin arkasındaki başparmak, kalın telin üzerine gelecek biçimde uzatıldığında düşük teli sürekli örter. Beş telli baslarda bu düzen daha da önemlidir. Düşük B teli uzun titreşir.
Üçüncü katman sağ elin dinlenen parmaklarıdır. Çalmayan parmaklar havada beklemez, alt tellerin üzerinde durur. Tel geçişinde susturma kendiliğinden olur. Bu düzene gezici başparmak denir. Adı başparmaktan gelir ama işi elin tamamına dağılır.
Derslerimizde susturma, ilk derslerden başlayarak parmak biçimiyle birlikte öğretilir. Sonradan eklenen susturma yerleşmiş alışkanlıkları bozar. Kursiyerin kendi kaydını dinlemesi en hızlı yoldur. Uğultu orada açıkça duyulur.